
ANTALYA İDARE MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞINA
YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLİDİR
DAVACI : İsim-Soyisim, Yabancı Kimlik Numarası, Adres
VEKİLLERİ :
DAVALI : …… Valiliği/…… İl Göç İdaresi Müdürlüğü
RET KARARI ÖĞRENME
TARİHİ :
KONU : Valilik tarafından düzenlenen …/…/… tarihli …. sayılı ikamet izni reddi kararına, öncelikle yürütmesinin durdurulması ve akabinde iptali talebini içermektedir.
AÇIKLAMALAR :
Müvekkil İran Vatandaşıdır. ........ yılında.......... Üniversitesi ........... bölümüne girmeye hak kazanmış ve akabinde öğrenci ikamet izni ile Türkiye'de yaşamaya başlamıştır. Müvekkilin öğrenciliği bittikten sonra ........ yılına kadar ailesinin Türkiye'de bulunan taşınmazı üzerinden ikamet izni almıştır. Daha sonra müvekkil taşınmaz satın almıştır. (EK-1 Müvekkile ait Taşınmazın Tapusu) Müvekkil bu taşınmazı aldıktan sonra ikamet izni başvurusunu bu taşınmaz üzerinden gerçekleştirmiştir. Müvekkil son olarak eksiksiz bir şekilde Türkiye'de taşınmazı bulunması nedeniyle ikamet izni başvurusu yapmıştır.
Müvekkilimiz ....... tarihinde bitecek olan kısa dönem ikamet izinini uzatmak amacıyla, Göç İdaresi Müdürlüğü'ne yasal süresi olan Türkiye'de taşınmazı bulması nedeniyle yasal süresi içinde başvuruda bulunmuşlardır. Müvekkil randevuya katılmıştır. Müvekkil bir süre sonra başvuru durumunu öğrenmek için müdürlüğünüze geldiğinde müdürlüğünüzce hukuki dayanaktan yoksun şekilde başvuruda problem olduğu ve müvekkilin ülke dışına giriş-çıkış yapması gerektiği söylenmiş, işlemle ilgili herhangi bir ret kararı müvekkile verilmemiştir.
Müvekkil bu durumun üzerine, yasal süresi içerisinde tekrar kısa dönem ikamet izni için müdürlüğünüze başvurmuştur. Müdürlükçe .............. kayıt numaralı başvuru oluşturulmuş ve randevu verilmiştir. Müvekkil bu randevuya da katılmıştır. Ancak bu başvuru ile ilgili de müvekkile olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Tarafımızca müvekkilin başvuruları hakkında bilgi almak için Göç İdaresine gidilmiştir. İdare tarafından işlemler devam ediyor, "başvurucunun müdürlüğümüze gelmesi gerekiyor" şeklinde bilgi verilmiştir. Bunun üzerine tekrar bilgi almak amacıyla müdürlüğünüze gelinmiş ve müvekkil hakkında yakalama kararı çıkarıldığı ve bu kararın tarafımıza verilemeyeceği sözlü olarak söylenmiştir.
Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu madde 21/5" Başvurular, en geç doksan gün içinde sonuçlandırılır." ve 21/6 " İkamet izni başvurusunun reddine ilişkin işlemler ilgiliye tebliğ edilir. " şeklinde ki maddeye istinaden .............. tarihinde ............. Göç İdaresi Müdürlüğü'ne başvuru yapılmış ve reddin tebliği ile red ile ilgili belgelerin verilmesi talep edilmiştir. Ancak tarafımıza herhangi bir dönüş yapılmamıştır.(EK-3. RET SONUÇLU BAŞVURUNUN SONUCUNUN TEBLİĞİ TALEPLİ YAZIŞMA.)
İdare tarafından ikamet izni başvurusunun reddinin kişiye tebliğ edilmemesi ve gerekçelerinin belirtilmemesi ve belgelerin hiç birinin verilmemesi ve başvurunun başvurunun işlemsiz bırakılması usul ve yasaya aykırıdır. İdarenin 30 gün içinde başvuruyu cevapsız bırakması RET anlamına gelmektedir. RET kararı ............. olarak kabul edildiğinde dava ret kararının kabulünden sonra 60 günlük süresi içinde açılmıştır.
RET kararının tebliğ edilmemesi usul yönünden ve başvurunun reddedilmesi ise esas yönünden yasaya aykırıdır. İş bu nedenle varsa ret kararının hukuki dayanaktan yoksun olarak verilmesi nedeniyle yapılacak yargılama red kararının iptal edilmesi gerekmektedir. Şöyle ki:
İkamet izinlerinin uzatılması başvurusu sonuçsuz bırakılan müvekkilimizin başvuru dosyalarında hiç bir eksik evrak bulunmamaktadır. 6458 Sayılı Yabancılar Ve Uluslarası Koruma Kanunu'nda kısa dönem ikamet izni, şartları ve hangi durumlarda başvurunun reddedileceği düzenlenmiştir. Davacı müvekkil başvuru yaparken T.C. İçişleri Bakanlığı İl Göç İdaresi Başkanlığının resmi internet sitesinde yazılı tüm zorunlu belgeleri hazırlamışlar ve .................... Göç İdaresi Başkanlığına teslim etmişlerdir.
................... Göç İdaresi Müdürlüğü'nün herhangi bir yasal dayanağı bulunmayıp tamamı ile idarenin kendisine verilen takdir yetkisini kötü kullanarak gerekli işlemleri yapmamıştır. Davalı idare, davacı müvekkilin dosyasında somut olayda Türkiye'de ikamet izni almasında üstün yararı bulunan müvekkilin başvurusunun reddedilmesi veya işlem yapılmaması adına düzenlenmiş hiçbir hukuki dayanak bulunmamaktadır. İdare kendisine verilen kamu gücünü kullanma ve takdir yetkisini keyfi olarak kullanamaz. İdare yapacağı her işlem ve alacağı her idari kararı hukuki bir dayanak ile hukuk zeminine uygun vermek zorundadır.
İdare bir idari işlem veya karar tesis ederken her ne kadar kamu gücü kullanıyor olsa da bu durum idareye keyfi hareket etme yetkisi vermez. İdari işlem tesis edilirken mutlaka hukuki bir nedene dayanmalıdır. Fakat idare somut olayımızda adete müvekkilin başvurularını dikkate almamış müvekkile ne bir ret ne bir kabul kararı tebliğ olmamıştır. .............. Göç İdaresi Müdürlüğü ile iletişime geçildiğinde ise " yabancının müdürlüğümüze gelmesi gerekmektedir" şeklinde hukuki dayanaktan yoksun bir cevap alınmıştır.
6458 Sayılı Yabancılar Ve Uluslarası Koruma Kanunu'nda kısa dönem ikamet izni, şartları ve hangi durumlarda başvurunun reddedileceği düzenlenmiştir. Fakat somut olayda Türkiye'de ikamet izni almasında üstün yararı bulunan müvekkilin başvurusunun sonuçsuz bırakılması adına düzenlenmiş hiçbir hukuki dayanak bulunmamaktadır. İdare kendisine verilen kamu gücünü kullanma ve takdir yetkisini keyfi olarak kullanamaz. İdare yapacağı her işlem ve alacağı her idari kararı hukuki bir dayanak ile hukuk zeminine uygun vermek zorundadır. Ülkemizde taşınmazı bulunan müvekkilin davacı müvekkilin ikamet izni talepleri ile ilgili idarenin hatası dolayısıyla yanlış ve eksik işlem yapılması ve davacı yana hiçbir bilgi verilmemesi hukuki dayanaktan yoksundur. İdarece yapılan işlemler eşitlik ve kanunilik ilkelerine açıkça aykırıdır. idare karar verirken yetkisini kötüye kullanamaz. Anayasanın 10. Maddesine göre "Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.". Ret kararı verilebilmesi için hukuki bir dayanak GEREKMEKTEDİR. Somut olayda bu dayanak bulunmadığı gibi tam tersine müvekkilin ikamet izin taleplerinin kabulü için gerekli tüm hukuki şartlar oluşmuştur. Müvekkil ....... Senesinden Türkiye'de ikamet etmektedir. Her yıl hukuka uygun ve zamanında ikamet izni başvurusunu yapmıştır. Müvekkil ailesi ile bilikte kalmaktadır. Müvekkilin babası hasta olup tedavisi Türkiye'de sürdürmektedir. Müvekkil babasına bakmaktadır. Müvekkilin ikamet izninin başvurusunun reddedilmesi durumunda müvekkilin babası çok zor durumda kalacaktır. Kaldı müvekkilin babası hastalığı sebebiyle seyahat etmemesi gerekmektedir.
Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu madde 21/5" Başvurular, en geç doksan gün içinde sonuçlandırılır." ve 21/6 " İkamet izni başvurusunun reddine ilişkin işlemler ilgiliye tebliğ edilir. " şeklindedir.
Müvekkilin başvurusu doksan gün içinde sonuçlanmamış ve herhangi bir kararı müvekkile tebliğ olmamıştır. İdarenin tesis ettiği işlemde takdir hakkını kullandığını varsayarsak dahi, idarenin takdir hakkını kullanırken keyfi davranıp davranmadığı, ancak hukuken denetlenebilir bir işlemle mümkün olabilecektir. İşlemin hukuken denetlenebilirliği, yine o işlemin gerekçeli olarak tesis edilmesi ile mümkün olabilir. Oysa ki dava konusu başvurunun işlemsiz bırakılması işlemlerinin tesisinde keyfi ve kamu yararını zedeleyen bir işlem olduğu açıkça ortadadır. İdari işlemlerin tesisinde idareye tanınmış olan takdir hakkı hiç bir zaman mutlak ve sınırsız değildir. Kamu hizmetinin verimliliği etkinliği ve kamu yararı ile kişi yararı arasında bir denge kurulması sorumluluğu bu hak ve yetkinin sınırını oluşturmaktadır. Takdir hakkının idarece takip eden amaca uygun olarak kullanıldığı keyfilikten, kişisel ve subjektif değerlendirmelerden uzak olduğu, objektif ve gerçek kıstaslara bağlı kalındığı sürece yargı denetimi dışında tutulması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Ne var ki idarenin takdir hakkını yerinde kullanmadığı kullanılan takdir hakkında hukuka aykırılık bulunduğu savının ileri sürülmesi halinde, idari yargı yoluyla bunun araştırılması, bir başka deyişle takdir hakkının sınırlarının aşılıp aşılmadığının saptanması gerekmektedir.
Anayasa'nın Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti'ni düzenleyen 23. Maddesine göre "Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak... Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir." Anayasa'da da düzenlendiği üzere yerleşme hürriyeti ancak kamu sağlığı ve güvenliğini korumak adına sınırlandırılabilir. Somut olayda ikamet iznine başvuran davacı müvekkil kamu güvenliğine zarar vermemektedir. Dolayısıyla huzurdaki davaya konu olan ikamet izin başvurularının reddi kararı Anayasa'ya da aykırıdır. Bu nedenle iptal edilmeleri gerekmektedir.
YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEBİMİZ HAKKINDA
Davacı müvekkil ülkemizde ikamet etmekte olup, Türkiye'de taşınmazı bulunmaktadır. Ayrıca geçerli bir sağlık sigortaları bulunmaktadır. Davacı uzun süredir ülkemizde ikamet etmekte olup tüm ailesi Türkiye'de yaşamaktadır. Müvekkilin babası hasta olup engelli raporu vardır. Müvekkil hasta babasına bakmakta olup babasının hastalığı sebebiyle seyahat etmesi sağlığı açısından çok sakıncalıdır. Davacı müvekkilin ikamet izninin uzatılmaması durumunda maddi ve manevi zarara gireceği açıktır. Kaldı ki kendi ülkesi olan İran'da ne bir arkadaşı ne de bir tanıdığı kalmıştır. Müvekkilin ülkesine dönmesi durumda ortaya telafisi mümkün olmayacak zararlar doğacağı kuşkusuzdur. İş bu telafisi mümkün olmayan zararların doğmasının önlenmesi gerekmektedir. Bu da ancak yürütmeyi durdurma kararı verilmesi ile mümkündür.
Tüm bu şartlara rağmen idare tarafından işlem yapılmaması açıkça hukuki dayanaktan yoksundur. İdarenin her türlü işlemini hukuki dayanak ile yapması gerektiğine şüphe yoktur. Fakat somut olayda ne normal durumlar için ne de olaydaki gibi olağanüstü bir durum için dayanak oluşturacak bir hukuki gerekçe, usul ve yasa bulunmamaktadır. Hiçbir gerekçe gösterilmedin başvurunun işlemsiz bırakılması ve davacı müvekkilin idare tarafından yanlış yönlendirilsi hukuki dayanaktan yoksun olarak idarenin kendisine verilen yetkiyi keyfi kullanması sonucunda yapılmıştır.
Bu nedenle söz konusu bir ret kararı var ise hakkında iptal kararları verilmesi, verilecek iptal kararlarına kadar doğacak telafisi mümkün olmayan muhtemel zararların önlenmesi adına ivedilikle yürütmeyi durdurma kararı verilmesi gerekmektedir.
Yürütmeyi Durdurma Kararı verilebilmesi için
1-) İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması
2-) İdari İşlemin Uygulanması Halinde Telafisi Güç veya İmkansız Zararların Doğması
Şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.
Kanunda öngörülen iki şartta somut olayda gerçekleşmiştir. İdari işlem hukuki dayanaktan yoksun olarak verilmiş ve uygulanması halinde müvekkilin aile birliği bozulacaktır. Bu nedenle telafisi imkansız zararlar meydana gelecektir. Bu hukuka aykırılığın önüne geçilmesi adına davalı idarenin savunma süresinin kısaltılarak savunmasının alınması ve İVEDİLİKLE YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERİLMESİ VE YAPILACAK YARGILAMA SONUCUNDA İDARECE VERİLEN RET KARARLARININ İPTAL EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR.
HUKUKİ NEDENLER : Anayasa, 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, İYUK, AİHS ve ilgili tüm yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER :
1-) Davacı müvekkile ait İngilizce Pasaport Çevirileri
2-) Davacı müvekkile ait sigorta poliçesi
3-) Davacı müvekkile ait önceki ikamet izinleri
4-) Başvuru dosyası
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve sayın mahkemeniz tarafından resen dikkate alınacak diğer nedenlerle:
1-Davalı idarenin …/…/… tarih ve ….. sayılı idari işleminin İPTALİNE,
2-Yapılacak yargılama sonucunda verilecek nihai karara kadar doğması muhtemel ve telafisi imkansız zararların önlenmesi maksadı ile idarenin savunmasının alınmasından önce YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına ve TARAFIMIZ LEHİNE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİNE,
Karar verilmesi saygıyla arz ve talep olunur.(…../……../……)