
......... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ( ) CEZA DAİRESİNE
Gönderilmek Üzere
............. AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞINA
ESAS NO :
SANIK :
MÜDAFİ :
KONU : … Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas …. Karar sayılı ilamına binaen İstinaf kanun yoluna başvuru dilekçemizin sunulmasından ibarettir.
AÇIKLAMALAR :
Müvekkil sanık üzerine atılı Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçu sonucunda ilk derece yargılamasını gerçekleştiren … Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas …. Karar sayılı Gerekçeli Kararı ile “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama” suçundan müvekkilin mahkumiyetine karar verilmiştir.
Usul ve yasaya aykırı olan işbu gerekçeli karara karşı tarafımızca istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur. Şöyle ki;
1- Müvekkil uyuşturucu ticareti gerçekleştirmemiş olduğundan üzerine atılı Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçunun unsurları müvekkil açısından oluşmamıştır. Somut olayda müvekkilin herhangi bir şekilde uyuşturucu madde satışı yaptığı iddialarına ilişkin hiçbir somut delil bulunmamaktadır.
Müvekkil ifadesinde olay günü yaşananları bütün samimiyetiyle anlatmıştır. Müvekkilin uyuşturucu sattığına ve temin ettiğine ilişkin fiziki bir tespit yapılamamıştır. Sanık üzerinde ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı kullanım sınırları içerisinde kalan bir miktar olup, müvekkilin üzerinde bulunan uyuşturucu maddeler ile uyuşturucu ticareti yapmasını beklemek hayatın olağan akışına aykırıdır. Müvekkilin atılı suçu işlediğine dair dosyada hiçbir somut delil bulunmamaktadır. Uyuşturucu maddenin kullanma amacına yönelik olup olmadığının tespit edilmesi için dikkat edilmesi gereken 3 husus vardır:
Birincisi failin, uyuşturucu maddeyi başkasına satma, satışa arz etme, başkalarına verme, sevk etme, nakletme depolama hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir.
Somut olayda müvekkil dosyanın tüm aşamalarında uyuşturucu madde kullandığını ve suça konu uyuşturucu maddeleri kullanmak için satın aldığını söylemektedir. Bu savunmasının aksini gösterecek şekilde müvekkil hakkında hiçbir istihbari bilgi bulunmadığı gibi başkaca bir delil de bulunmamaktadır. Müvekkilin tek suçu yanlış zamanda yanlış yerde bulunmasıdır. Telefon inceleme tutanağında da müvekkilimin uyuşturucu temin ettiğine dair delil elde edilememesi, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktar itibariyle kullanım sınırı içinde kalması birlikte değerlendirildiğinde; müvekkilin suç konusu uyuşturucu maddeleri satacağına, başkasına vereceğine, veya kullanma dışında baka bir amaç için bulundurulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır.
İkincisi uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulundurduğu biçimidir.
Müvekkil, diğer sanık ............. kendisini evine bıraktığı esnada yakalanmıştır. Müvekkilim somut olayda kendisine ait olan uyuşturucu maddeleri saklama saikine girmemiştir. Nitekim polisin arabayı durdurduğu esnada uyuşturucu maddeler müvekkillin çantasında ağzı açık biçimde görünmektedir. Müvekkilimin üzerinde bulunan ve elkonulan para 20-TL’dir. Müvekkilin sosyo-ekonomik seviyesi ile birlikte düşünüldüğünde ticaret suçunun işlenmediği açıktır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2013 tarihli 2012/10-1335 E 2013/423 K. Sayılı kararı "Şahsi kullanımı için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin evinde veya işyerinde bulundurmaktadır. Uyuşturucu maddenin çok sayıda ve özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde bulunması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartı sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yer veya yakınında hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirti olacaktır." şeklindedir. Somut olayı incelediğimizde müvekkilin üzerinde buluna uyuşturucu maddeler ele geçirildiği yer ve ele geçiriliş biçimi bakımından uyuşturucu madde ticareti yapmaya uygun olmadığı açıktır.
Üçüncü husus ise müvekkilin üzerinde bulundurduğu uyuşturucu maddelerin miktarıdır.
Sanık üzerinde 2 gram metamfetamin maddesi ayrıca kucağındaki çantada 30 adet sentetik ecza hapı, yine aynı çanta içerisinde 2 ayrı tipte toplam 10 adet daha sentetik ecza hap bulunmuştur. Sanık üzerinde bulunan uyuşturucular kullanım sınırının altındadır. Yargıtayca verilen son kararlarda 38grama kadar metamfetamin maddesinin kişisel kullanım sınırlarında kaldığı belirtilmiştir. İlgili uyuşturucu madde, kesinlikle satışa hazır bir şekilde BULUNMAMIŞTIR. Kaldı ki üzerinde bulunan 2 gram metamfetamin, toplam 42 adet hap ile müvekkilin uyuşturucu madde satışı yaptığı kanaatine varılması açıca hukuka aykırıdır
2- MÜVEKKİLİMİN UYUŞTURUCU TİCARETİ YAPTIĞI HUSUSUNDA BİZZAT MÜVEKKİLİM ADINA BİR İSTİHBARİ BİLGİ YOKTUR.
Dosyada mevcut olan ihbar ................ kullandığı ........... plaka sayılı araca ilişkindir. İhbar içeriğinde bir kısım kadınlar ile beraber uyuşturucu madde ticareti yapıldığına dair olan kısımlar şüphe uyandırmıştır. Ancak bu kadınların kim olduğu ile ilgili hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Sonuç olarak müvekkilimin uyuşturucu ticareti yaptığı hususunda bizzat müvekkilim adına bir istihbari bilgi yoktur. Olay günü müvekkil araca binmiş olması dolayısıyla, ihbar içeriğinde geçen bir kısım kadınlardan biri olduğu kanaatine varılarak mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Evrensel bir hukuk ilkesi olan şüpheden sanık yararlanır ilkesini gereğince ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük bir ihtimale değil, kuşkudan uzak kesinliğine dayanmalıdır. Ancak somut olayda küçük bir şüphe dahi bulunmazken bu kanaate varılması hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.
3- Müvekkil sanığın tutukluluk durumunun devam etmesi durumunda, müvekkilin tutukluluğu bir koruma tedbirinden ziyade infaza dönüşecektir.
Dosyanın gelmiş olduğu nokta ve geçirilen aşamalar itibariyle, delillerin toplanmış olması, sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların bulunmaması, sanığın delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, katılan veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturacak somut davranışının bulunmaması, tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak aşağıda sunacağımız kısa iddia ve savunmalar çerçevesinde; müvekkilimin tutukluluk durumunun devam etmemesi gerekmektedir. Dosyanın istinaf aşamasındaki süresi de dikkate alındığında müvekkilimin tutukluluğu bir koruma tedbirinden ziyade, infaza dönüşecektir.
Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "in dubio pro reo" yani kuşkudan sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun bir kuşkuya yer vermeyecek bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamayan olaylar ve iddialar, sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama süresinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya göre değil, kesin ve açık bir ispata dayanılmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa meydan vermeyecek açıklıkta olmasıdır. Yüksekte olsa bir olasılığa dayanılarak, sanığı cezalandırmak ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. Somut olayda da müvekkil aleyhine hiçbir somut delil bulunmamasına rağmen sadece şüpheye dayanılarak hüküm kurulmuştur. Kaldı ki dosya kapsamında dinlenen tanıkların müvekkil aleyhine tek bir beyanı bulunmamaktadır.
4- Müvekkilin atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve somut delil olmaksızın yalnız dosya kapsamında bulunan takdiri delil ile- karar verilmesi ve müvekkilin atılı suçtan mahkum edilmesi usul ve yasaya aykrıdır. İşbu sebeple … Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas …. Karar numaralı gerekçeli kararın kaldırılması ve müvekkilin beraatine karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ ve TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen ile mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle;
1-İstinaf kanun yoluna başvurularımızın kabulüne,
2- İstinaf incelemesinin duruşmalı olarak görülmesine,
3- İ … Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas …. Karar sayılı Gerekçeli Kararının bozularak Müvekkilin BERAATİNE karar verilmesine,
4-Müvekkil Sanık hakkında verilen tutukluluk halinin devamı kararının KALDIRILMASINA ve müvekkilin TAHLİYESİNE,
Karar verilmesini Sayın Mahkemenizden arz ve talep ederiz. 16.01.2024